Abdülkerim Kantarcıoğlu

Abdülkerim Kantarcıoğlu

22 Mart 2022 Salı

Memleketin çivisi çıkmış….

Memleketin çivisi çıkmış….
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Evet kıymetli okuyucular, ikinci haftamızda, günümüzün en büyük kangrenlerinden biri olan ve her geçen gün içimiz ile birlikte memleketin içini oyan liyakatsız yöneticilerin iş yaparken aldıkları “RÜŞVET” konusuna değinmek istiyorum.

Şunu baştan söyleyeyim, namusu ve şerefi ile bu millete hizmet edenler başımızın tacıdır, onlara söyleyecek lafımız yok. Bu yazacaklarım görevini hakkıyla yapmayanlar içindir. Vatanı, milleti ve memleketi için çalışan az sayıda bürokrata diyecek lafımız yok, onlar bizim gurur kaynaklarımızdır….
Memleketin çivisi çıkmış dedik ya, gerçekten de durum aynen böyle. Liyakat sahibi olmayanların makamlara getirildiği bu güzel Diyarbakır’da milleti temsil eden bu liyakatsiz idareciler, millete hizmet yerine eziyet edip keselerini nasıl dolduracaklarını düşünüyor. Eeeee liyakatsiz dedik ya, işten anlamayan hak etmediği makama gelirse anladığı şeyi yapar. Size bu hafta bahsedeceğim dalkavuklar da böyle, bildikleri işi yani hırsızlığı iyi yapıyorlar.

Biraz daha açalım isterseniz, bu nerede, nasıl, kimler tarafından oluyor diye soranlara da yanıt vermiş olalım. Aslında soruyu yanlış sordum, asıl sorulması gereken konu kimler dürüst çalışıyor demeliyiz. Çünkü dürüst çalışanların sayısı daha az olunca bu dürüstleri mi yazsak diye düşünüyorum. Güzel iş yapanları da zaman zaman yazmaya gayret edeceğim, ama bugün genel olarak memleketin çivisinin nasıl çıktığını dilim döndüğünce sizlerle paylaşmak istiyorum. Bugün genel olarak yazmak istiyorum, önümüzdeki haftalarda ise kurum kurum, hatta gerekirse isim isim yazmaya çalışacağım.
Çivisi çıktı dedik ya, evet çıkan çiviyi gören o çiviyi çakıp yerini sağlamlaştırmak yerine daha da çekip çekiştiriyor. Hal böyle olunca işler Arap saçına dönüyor. Memleketin her köşesinde kime dokunursanız dokunun kurumlarda dönen rüşveti sizlerle paylaşırlar. İnsanlar hakkı olan bir resmi evrak için gittikleri kurumlarda o işlerinin yapılması için rüşvet verir hale geldi. Kimse görevinin hakkını vermiyor, herkes dalavere peşinde.
Nasıl mı oluyor! buyurun size anlatayım. Bir vatandaşın x belediyesine veya x kurumuna bir işi düşüyor. Vatandaş ya hani devletin hizmetkarı olduğu vatandaş ya, kapıda kırmızı halı ile karşılanacak değil ya, vatandaş neticede…(Halbuki bu vatanın gerçek sahibi vatandaştır) Bu vatandaş ilgili kuruma gidiyor, kurumun yetkililerine ulaşana kadar canı çıkıyor. Ulaştıktan sonra işini yaptırmak için ‘BAĞIŞ’ adı altında farklı yerlere yatırılması talep edilen bir para isteniyor. Bu para madem RÜŞVET değilse, neden kurumun resmi hesabına yatırılmıyor. Neden başka yerlere bağış olarak yatırılması isteniyor ve neden bunun ödendiğine dair resmi bir evrak verilmiyor.
Deve misaliyiz vesselam… Deveye demişler ki neren eğri, deve de demiş nerem doğru ki… Bizimki de bu misal. Devlet personel alımı yapar ve bunun için kura çeker, bakıyorsunuz kurada ismi çıkanlar bir yerlere para yedirmiş olur. Vatandaşın kurumlarda bir işi olur, iş yıllarca sümen altında tutulur, ama bir yerlere para yedirince işi hızlı bir şekilde çözülür. Parayı aldıktan sonra sanki lütuf etmişler gibi bir de böbürlenmezler mi? İşte devletin kimlere teslim olduğunu varın siz düşünün. Millet aç, sefil, perişan ama bizim rüşvetçiler para almadan imza atmaz. Bunun vebalini nasıl kaldıracak bu paraya tapan ahlaksızlar. Bunun hesabını nasıl verecek bu para alarak iş yapan kan emiciler. Nasıl olacak bu iş, nasıl düzelir bu durum. Düzelmez, çünkü çark bu şekilde işliyor, buna karşı gelenleri o çark bünyesinden fırlatır atar ama ayak uyduran asalaklar, gereksizler takır takır işlerini yapar….
Yazık çok yazık. Hz. Ali RA. “Eğer Müslümanların yaşadığı bir şehirde fakir görürseniz bilin ki o şehrin yöneticileri halkın malını çalıyor” demiş. Bunu düşünürsek o zaman vay halimize, hem de nasıl vay halimize, çünkü o kadar fakir Müslüman var ki bu memlekette. Bunun vebalini nasıl kaldıracak bu idarecilerimiz!
Ne güzel demiş Abdurrahim Karakoç:
“Zaman haklı çıkardı sonunda Fuzuli’yi.
Sevgiler bir sadaka, selamlar ise rüşvet oldu.
Bu kirli düzenin düzenbazları. Azrail’e rüşvet vermeyi dener.
Ölünce dünyanın en kurnazları. Torpille cennete girmeyi dener”
Görevini layıkıyla yapanlara laf gelmemesi için anlattığım bu konularda şahit olduğum iki kurum ismi vereyim. Önümüzdeki haftalarda ise bunları isim isim açıklayacağımı da buradan duyurayım. Bu kurumlardan biri merkez belediyelerden biri, diğeri de yine devlet hastanelerinden biri. Peki bunlara müdahale etmesi gereken kurumlar ne yapıyor, neden işini yapmıyor, neden bu rüşvetçi çetelerine operasyon yapmıyor, tabi ki rüşvet alanlara göz yuman kurum da en az onlar kadar bu suça ortaktır.
Kalın sağlıcakla…

Abdulkerim Kantarcıoğlu
akerim23Qhotmail.com

Devamını Oku

Biri bu stokçu terörüne dur demeli…

Biri bu stokçu terörüne dur demeli…
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Merhaba kıymetli okuyucular. Bundan sonra haftada bir ‘Nabız’ ismini verdiğim bu köşede sizlerle birlikte olmaya gayret edip, şehrimizin sorunları, yaşanan eksiklikleri, sizden gelenleri burada paylaşacağım.
İlk haftaki konumuz ‘Stokçuluk’ olsun. Malum Rusya-Ukrayna arasında bir savaş var ve bu savaşı bahane eden hainler stokçuluğa başladı. Nasıl olur demeyin? Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş Türkiye’ye hatta Diyarbakır’a nasıl olur da yansır gelin hep birlikte düşünelim…
Ülkemiz üzerine oynanan oyunlardan biri de ekonomik savaş, bunu aşağı yukarı hepimiz biliyoruz. Biliyoruz bilmesine de hala bu oyunları yapanların çarkının dönmesi için inanılmaz destek oluyoruz.
Vay efendim Ukrayna’dan bize ayçiçeği yağı geliyormuş da, savaştan dolayı gemiler Türkiye’ye giremiyormuş da, bundan dolayı yağ yokmuş da, gibi gibi bahaneler üreten firmalar stokçuluk terörü oluşturuyor.
Bu konuda en yetkili ağız olan Tarım ve Orman Bakanı bir açıklama yaptı, ‘Sakin olun, panik yapmayın Türkiye’ye 3 yıl yetecek yağımız var’ dedi.
Dedi demesine de adı üzerinde stokçu terörünü tetikleyen, güya bu ülkenin evlatları olduklarını söyleyen hainler, iki kuruşa vatanlarını satan, kanı üç kuruş etmez zavallılar, hükümeti dolayısıyla da ülkeyi ekonomik savaşta zora sokmaya çalışan leş kargaları, vatanını, namusunu, haysiyetini ülkeye karşı savaş açanlara satan şeref yoksunu market zincirleri veya gıda kontrolünü elinde tutmaya çalışan kendilerini çok akıllı zanneden beyinsizler ülkemize ekonomik savaş açanlara çanak tutuyorlar.
Bunun farkındalar mı tabi ki bile ve isteyerek bunu yapıyorlar. Çünkü bunlar birilerinin maşaları, bunlar birilerinin i…ri.
Biz ne diyoruz vay efendim yağ kalmadı, haydi marketlere saldıralım.
Allah akıl fikir versin, versin ki markete gidip bir teneke yağ ihtiyacı olduğu halde 9 teneke yağ alanların aklı başına gelsin. Bunu görenler kıtlık var zanedip marketlere saldırıyor. Bu durum kaosa neden oluyor. Zaten istenen de bu ya…
Amaç kaos oluşturup ülkeyi zora sokmak. Lütfen aklımıza başımıza alalım, bizim gidecek başka bir ülkemiz, sığınacak başka bir kapımız yok. Bu yağ kaosuyla ortalığı karıştırıp sokak çatışmaları oluşturmak isteyenlerin oyunlarına gelmeyelim. Lütfen elimizi taşın altına koyalım, lütfen çocuklarımızı düşünelim…
Bu kaosa ortak olmakla elimize hiçbir şeyin geçmeyeceğini bilelim. Oyuna gelmeyelim….
Şimdi gelelim bu kaosu oluşturmaya çalışanların maşalarının yaptıklarına…
Biliyorsunuz ülkeyi kaosa sokmak için ekonomik savaş başlatan hainlerin Türkiye’de maşaları var. Bu maşalar yukarıdan aldıkları emirleri uygulayarak ve bunu kanunlar çerçevesinde yapmaya çalışarak insanları galeyana getiriyorlar.
Bunu son zamanlarda en çok yapalar da stokçulardır. Diyarbakır’da marketlerde yağ bulunmazken, belediye ekipleri tarafından market zincirlerinin depolarına yapılan baskınlarda tonlarca istiflenmiş yağ bulundu. Amaç ne sizce….
Markete gidiyorsunuz rafta yağ yok…
Ama aynı marketin deposuna düzenlenen baskında tonlarca yağ var… Var ama rafa çıkarmıyorlar. Neden bunu yapıyorlar, yağ daha pahallı olsun diye para kazanmak iç in mi? Tabi ki hayır. Ülkemize yönelik sürdürülen ekonomik savaşta insanları kaosa sürüklemek için bunu yapıyorlar.
Devlet bunun farkında ve sürekli olarak ekipler depolara baskınlar düzenleyerek bu teröre destek olanlara gerekli cezayı veriyor.
Biz de millet olarak bunun farkına varabilir ve bu stokçu terörünün oyununa gelip kuyruklar oluşturup kaosa yol açmazsak bunların oyunları bozulacak. Gelin birlikte bunların oyunlarını bozalım. Türkiye hepimize yeter, gelin ülkemize, şehrimize sahip çıkalım.
Bu güzel memleket Diyarbakır sokak çatışmalarından, kaostan çok çekti, gelin buna bir daha fırsat vermeyelim, hep birlikte kardeşçe, el ele, sırt sırta vererek bu güzel memleketin güzelliklerinden istifade edelim.
Kalın sağlıcakla.

[email protected]

Devamını Oku

Doğru emzirme yöntemleri nelerdir, sütün yettiği nasıl anlaşılır?

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

“Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

Bu bir alıntı metin örneğidir.

Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

  • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
  • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
  • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

  1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
  2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
  3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
  4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

Devamını Oku

Süt ürünleri ile başınız dertte mi? Laktoz İntoleransına sahip olabilirsiniz!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dağlık Karabağ’da 27 Eylül tarihinde başlayan savaş 44 günde Ermenistan’ın tarihi mağlubiyetiyle sona ermiş, yenilginin ardından Erivan’da başlayan protestolar Başbakan Paşinyan’a istifa çağrılarıyla günlerce devam etmişti.

Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.

Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.

“Dağlık Karabağ Azerbaycan’ın Ayrılmaz Bir Parçası”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.

Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.

Ermenistan Yalnız Hissetmesin Diye Herşeyi Yaptık

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.

İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.

Bu bir alıntı metin örneğidir.

Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.

Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.

  • Rusya Devlet Başkanı Putin’in, “‘Dağlık Karabağ sorunu’ ifadesini bir daha duymamayı umuyorum” şeklindeki açıklamasına katıldığını bildiren Aliyev, “Ben de bu sözleri duymayacağımı umuyorum.
  • Umarım Dağlık Karabağ bahsi geçtiğinde, sadece kalkınmadan, savaşın sonuçlarının ortadan kaldırılmasından ve bir zamanlar birbirine düşman olan ülkelerin uzlaşmasıyla ilgili haberler duyacağız.” dedi.
  • Lavrov, üç ülkenin imza attığı bildirinin, bazı güçler tarafından kan dökülmesinin sonu, barışçıl yaşama geçiş, insani sorunların çözümü olarak değil, jeopolitik oyunların prizmasıyla yorumlanmaya çalışıldığını, bunun da çağdaş değerlerle bağdaşmadığını kaydetti.

Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Burası yukarıda ki görselin altyazı örneğidir.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

  1. İstifa çağrılarına direnen Başbakan Nikol Paşinyan, dünyada hiçbir ülkenin tanımadığı Dağlık Karabağ’ın yöneticisi Arayik Harutyunyan’la görüştü.
  2. İkilinin buluşmasına dair yapılan açıklamada çatışmalar sırasında kaçanların geri dönmesi ve normal yaşamın başlaması masaya yatırıldı.
  3. Şimdiye kadar 25 bin Ermeninin Dağlık Karabağ’a geri döndüğü bilgisini veren Harutyunyan, savaşta ölen askerlerin ailelerine 600 dolar yardım verileceğini söyledi. 10 Kasım anlaşmasıyla statüsü tamamen belirsiz kalan Dağlık Karabağ Ermenistan tarafından bile tanınmıyor.
  4. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışmalar devam ederken Ermenistan’a verdiği desteği açıkça ifade eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise hafta sonunda dikkat çeken bir ziyaret gerçekleştirdi.
Burası yukarıda ki videonun altyazı örneğidir.

Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.

Devamını Oku