SAADET PARTİSİ BASIN AÇIKLAMASI

SAADET PARTİSİ BASIN AÇIKLAMASI

DİYARBAKIR - Saadet Partisi İl Başkanlığı Merkezi'nde 1 Eylül Dünya Barış Günü yaptığı basın açıklamasında alışılmamış, farklı bir üslupla barışın önünde engelleri belirtti.

ABONE OL
1 Eylül 2021 09:23
SAADET PARTİSİ BASIN AÇIKLAMASI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Saadet Partisi İl Başkanı Ergin, basın açıklamasında tarihten ve ülkelerin işgallerinden örnekler vererek, dünya barışını tehdit edenlerin aslında savaş çıkarıp işgal edenler olduğuna dikkat çekti.

İki aylık süre içinde yönetimi devralan Ergin, Saadet Partisi’ni açıklamalarıyla tekrar gündeme getirip, partisinin görüşleriyle birlikte entelektüel bilgi birikimiyle dikkâtleri üzerine topluyor.

Dünyanın neresinde zulüm varsa gömülülerinin ezilmiş, ayrıma tabiî olanların yanında olduğunu basın açıklamasında vurgulayan Sayın Ergin’in çarpıcı basın açıklaması:

1 EYLÜL BARIŞ GÜNÜ

Son yüzyılda sadece savaşların olmaması, yeryüzünde huzurun, kardeşliğin olması beklentisi içinde her Eylülün ilk Günü “Dünya Barış Günü” olarak belirlenmiş.

Savaşların devam ettiği, dünyanın dört bir yanında kanın eksik olmadığı günümüzde barıştan, huzurdan, kardeşlikten bahs etmenin mantıkla çeliştiğini özellikle vurgulamak istiyoruz.

Kardeşin kardeşe kırdırıldığı, ülkelerin işgal edildiği, taş üstünde taş, gövde üzerinde baş bırakılmadığı topraklarda dünyanın hakimi olarak kendisini kabullendirmek isteyen zorba anlayışları tel’in ediyoruz, lanetliyoruz

Yeryüzünde her canlının yaşam hakkının kutsal olduğunu biliyoruz.

İnsandan hayvana, bitkiye havaya, suya, toprağa uzayan zincirde her nimetin insan için yaratıldığını bilmekteyiz.

Eşref-î Mahlukat olarak yaratılan insanın emrine yeryüzünü ve gök yüzünü veren Allah, insanın bunun kıymetini bilmediği zaman hayvandan da aşağı olduğuna, bir kıymet taşımadığına dikkat çeker.

İnancımız ve yaşantımızla geleneğimiz gereği her canlının yaşam hakkı kutsaldır.

Günümüzde yer yüzünü cehenneme dönüştürenler, kendi saltanatlarını zulümleri üzerine inşâ ederek, mazlum insanları köle yapmakta, topraklarının yer altı ve yer üstü zenginlik kaynaklarını sömürmekte, şeytanî plânlarından vaz geçmeyi yok oluşları bildikleri için kan içici olmaya devam etmektedir.

Yemen’de, İrak’ta, Suriye’de, Filistin’de ölenler kim?

Afganistan’da ne işleri var, bunların?

Afrika neden bir lokma ekmeğe muhtaç?

Çiftlik bildikleri ve ismini “Ortadoğu ” koydukları coğrafyamızda eza ve cefa, bomba ve mermi ile hayatı son bulanlar kim?

Arab’ı, Türk’ü, Kürd’ü kan ağlıyor, coğrafyamızın.

Mazlum Kürd İnsanımız yersiz ve yurtsuz, evsiz ve barksız bırakıldı.

Bu topraklarda Sünnî ve Âlevî olmazsa Türk ve Kürd ayrımı yapıldı. Bu olmadıysa Sünnî ve Şiî ayrımı hazır.

Kendisine biat etmeyen ülkeler tehdid altında.

Venezuella’da Maduro hain ilan edilir, kıta Amerika.

Avrupanın merkezinde Saray Bosna’da katliamlara seyirci kalındı.

Halepçe’de elma kokusunu unutmadık.

Enfâlde zalimlerin ismi belliydi.

Vietnam’da zalimin adresi zarfın üzerindeydi.

Kore’de değişen ne oldu?

Kenya’da, Ruanda’da, Sudan’da, Eritre’de, Filipinler’de, Keşmir’de, Kamboçya’da, Kafkasya’da katliamın adı neydi?

Zulmün ve zalimin her daîm karşısındayız ve yanında olanları dost bilmedik, bilmeyeceğiz, asırlardan asırlara taşınan gelenekle, inançla, birliktelikle.

Libya’da, Tunus’ta, Mısır’da, İrak’ta, Suriye’de, Yemen’de Arab Baharı.

Orada kadife devrim, şurada turuncu devrim, burada yurtta sulh dünyada sulh ve para musluğunu sonuna kadar açan maşalar…

Zalimler, her asırda zulümleriyle yok olmuşlardır.

Yer yüzünü kana boyayanlar bellidir ve tek bir güçtür.

Mazlumlar, daima zalimlerin karşısında Hz.Musa, Hz. İbrahim, Hz. İsa ve Hz. Muhammed Peygamber olarak çıkmıştır.

Ne mutlu yer yüzünde zalime ve zulme karşı haklıdan yana başı dik ve alnı açık, duruşu net olanlara.

1 Eylül’ü böyle anlıyoruz…

Coğrafyamızda artık kan istemiyoruz.

Gözü yaşlı çocukların dramı son bulsun!..

Bağrıyanık annelerin ahı yerde kalmamalı!..

Katledilen babaların, işkence ile sakat bırakılan milyonlar var, yeryüzünde.

Gençliğinin baharında hayatı söndürülen gençlere yazık!..

İnsanın yaşama hakkı kutsal.

Hayat, insana Allah’ın verdiği emanettir.

Hayatı zehreden her anlayışa karşıyız.

Dünyanın, ülkemizin, coğrafyamızın saadeti için varız.

“Saadet Partisi ” olarak barışın taraftarı ve zulmün karşıtıyız.

Barış her gün her hafta her ay ve her dönem.

Bu duygu ve düşünceyle Saadet Partisi olarak, dünyadaki her mazlum halkın, insanın özgürlüğüne kavuşması için çalışıyor, zulme karşı tavrımızı ortaya koyuyoruz.

Kardeşçe, insanca, Allahın kullarına zalimlerin yaptığı zulme karşı önce insanlarımız arasında barışı arzuluyoruz, sonra zulmün kalelerinin bir bir yıkımı için birlikteliğe davet ediyoruz.

Kızılderililerin, Afrikalıların, Ortadoğu halklarının, Asya halklarının yanındadır, gönlümüz.

Barış Günü olarak adlandırılan 1 Eylül, ortadaki manzara ile hüzün günü olarak keder günüdür, bizce.

Ne zaman kapitalizmin ve emperyalizmin milliyeti ve adı ne olursa olsun kökü kurutulursa, Âdil Düzen kurulursa bizim Barış Günümüz, o gündür.

Savaşlara karşı olanlara ve barıştan yana kardeşçe yaşamak isteyenlere selam olsun!…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP